Gezi’den sonra ne oldu? Güçlenmenin, politikleşmenin ve örgütlenmenin kolektif eylemlerdeki rolü.

Research output: Contribution to journalArticle

Abstract

Kolektif eylemin nasıl ve neden ortaya çıktığını anlamak adına, sosyal kimlik ve kolektif eylem alan yazınında büyük bir ilerleme görülmektedir. Bu bağlamda, öz-etkililik (self-efficacy) ve kolektif etkililik (collective efficacy) sıklıkla kolektif eylem ve politikleşmiş kimliklerin öncülü olarak çalışılmaktadır. Fakat sosyal kimlik yaklaşımı çerçevesindeki çalışmalar göstermiştir ki etkililik başarılı olma duygusunu kapsamamakta, güçlendirme (empowerment) gelecekteki eylemlere katılma isteğinde daha etkin bir araç olabilmektedir. Güçlendirmenin kolektif eylemlerin öncülü mü yoksa sonucu mu olduğu alan yazında henüz detaylıca gösterilmemiştir. Aynı şekilde güçlenme duygusunun eylem bittikten sonra da sürüyor olmasına karşın, politikleşme ve kolektif eylemin sürdürülmesi üzerindeki etkisi de şu ana kadar alan yazında netlik kazanmamıştır. Bu çalışma, Türkiye’de 2013 yılında gerçekleşen Gezi Parkı protestoları bağlamında, güçlendirme ve politikleşmiş kimlik arasındaki ilişkiyi detaylı olarak incelemeyi amaçlamaktadır. Bu amaçla biri niceliksel, diğeri niteliksel olmak üzere iki ayrı çalışma gerçekleştirilmiştir. İlk çalışma, kolektif etkililiğin bir protestocunun diğer protestocularla özdeşiminde etkili bir rol oynadığını göstermiştir. Diğer bir deyişle, eğer bir protestocu protestonun etkili olduğu algısına sahipse, bu protestocu diğer protestocularla daha yüksek oranda bir özdeşim göstermektedir. Protestocu kimliğiyle özdeşim, Gezi Ruhuna inanç ile önemli bir ilişkiye sahiptir. Protestocular kendilerini protesto eden grup ile ne kadar güçlü tanımlamışlarsa, Gezi Ruhuna o kadar güçlü bir şekilde inanmışlardır. Aynı zamanda, protestocu kimliğiyle özdeşim, hem yeni bir örgüte katılmada hem de Gezi Ruhu ile yeni örgütün örtüşme derecesinde Gezi’nin önemini göstermektedir. Yarı-yapılandırılmış görüşme tekniğiyle yürütülen ikinci çalışmada ise, Gezi sürecinin, daha sonraki politikleşme ve örgütlenme pratikleri üzerindeki etkisinin daha detaylı incelenmesi amaçlanmıştır. Analizler, Gezi Parkı protestolarının farklı politik örgütlerin birbiriyle yakından ilişki kurmasına olanak tanıdığını; polisle karşı karşıya gelmenin ve park direnişinin de protestoculara güçlenme deneyimi sağladığını göstermektedir. Katılımcılar, Gezi süreci sonrasında yeni katıldıkları politik örgütle, güçlenme deneyimi yaşamayı devam ettirme isteklerini belirtmişlerdir. Sonuçlar sosyal kimlik, kolektif eylem ve güçlenme literatürü kapsamında tartışılacaktır.

In recent years there have been a number of developments in the social identity and collective action literatures clarifying how and why collective action emerges. Bandura’s concepts of self-efficacy and collective efficacy (1977, 1997) have been discussed as potential antecedents of both collective action and politicized identity. However, advances within the social identity approach indicate that efficacy does not encompass the emotional aspects of being successful, and that empowerment may be a more inclusive way to understand willingness to engage in future protest. Empowerment has not yet clearly been shown as either an antecedent or consequence of collective action, and although the literature suggests feelings of empowerment endure long after the action is completed, questions of what role it plays in politicization and continuation of collective action have yet to be fully explored. The current works seek to better examine the link between empowerment and politicization of identity following the Gezi Park protests in Turkey in 2013. One quantitative and one qualitative study examined the relationship between empowerment and politicized identity. The first study showed that efficacy had an effect on identification as a protester, such that those who perceived the protests to be effective had higher levels of identification as a protester. Identification as a protester was also related to belief in the Gezi Spirit. The stronger the identification with other protesters, the stronger their connection to the Gezi Spirit. Protester identification was also an important factor in joining a new group and perception of overlap between the ideals of the new group and the Gezi Spirit. Study two sought to better understand the processes that influence politicization and organization through semi-structured interviews. Analyses indicated that the Gezi Park protests allowed for participants to be in close contact with a variety of different organizations. It also gave them empowerment experiences through conflict with police but also through the park occupation. Participants cited a desire to continue empowerment experiences through their new groups. Results are discussed in the light of the social identity, collective action, and empowerment literature.

Original languageOther
Pages (from-to)62-78
JournalTürk Psikoloji Yazilari
Publication statusPublished - Apr 2018

Keywords

  • Collective action
  • Gezi Park
  • protest
  • politicization
  • empowerment

Cite this